Yazı-Yorum

Öyküler

BİR HANIMEFENDİNİN ÖYKÜSÜ | ANTON ÇEHOV

Dokuz yıl önce, savcı yardımcısı Piyotr Sergeyiç ve ben, istasyondan mektupları almak üzere hasat zamanı, akşam üzeri, atla yola çıktık.

23 Haziran 2018

EGE' NİN ÖFKESİ | CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Halikarnas Balıkçısı adıyla bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı‘nın kaleme aldığı Ege’nin Öfkesi isimli öyküyü sizlerle paylaşıyoruz.

19 Haziran 2018

Lilithin Kızları | Arzu Doğruer

Sokaklar yaşanmışlık dolu, az ilerideki çöp tenekesinin orada Nazan'ı bıçaklamıştı satıcısı, yine karlı bir gündü, incecik bedenine o kadar kanı nasıl sığdırmıştı gariban, sokaklara karla karışık kan yağmıştı.

17 Haziran 2018

Deve Dikeniyle Dans | Hatice Dökmen

Bütün koğuş uykuda. Sultan hariç. Topal Meliha’nın çıkardığı uzun soluklu gazları, Artist Cansel’in koğuşun duvarlarına çarpan horlaması dışında çıt yok.

17 Haziran 2018

YAKILAN TEMMUZ KUŞLARI | EVRİM AKDAĞ

Kuşlar uzaklardan, soğuk diyarlarda buluşup Yıldız’ın, Köse’nin, Çamlıbel’in tepesindendönerek sıcacık şehir topraklarına indiler. Balkon iplerine, pencere pervazlarına, cami avlularına, pazar tahtalarına kondular.

13 Haziran 2018

BİR TUHAF HÜZÜN SAKLI GÖZLERİNDE | NİL AYLİN AYDIN

Sabahın beşi, yatağında bir sağa bir sola dönüyor adeta debeleniyordu Hasan. Bir soğuk ter boşalıyordu boynundan sırtına doğru, ince erimiş bir buz gibi.

12 Haziran 2018

DÖRT MEVSİM OTELİ | ALİ ULURASBA

Hangimiz kaybolmaya daha elverişliydi bilmiyorum. Tanrı’nın eşim Müjgan’ı aldığı gün için şükran duydum. Bu günü bir doğum günü gibi minnetle anarım.

3 Haziran 2018

BİR ŞARKI TUT İÇİNDEN | DİLEK KARAASLAN

İstanbul’un tüm semtlerinde trafik kilitlenmiş,yoğunluğu yüzde yetmiş beşeulaşmış. Ofisten çıkmadan radyodan dinliyorsun gizlice. Trafik, keşmekeş, kaos seni bekliyor yine. Yılgınlık tepeden tırnağa sarıyor bedenini.

3 Haziran 2018

SARDUNYA | EBRU AKKAN

Çiçeğe dikkatlice yaklaştı. Koklamaya başladı. Çoktan kurumaya yüz tutmuş, solgun yaprakları tek tek dikkatlice kopardı. Kopardıklarını yere atmasını beklemişti kadın izlerken.

27 Mayıs 2018

SAT-MA | EVRİM AKDAĞ

Kapı önündeki kalabalık dağılınca ince, uzun ışık sızdı içeriye. Derisi kabuk kabuk kalkmış kafasında turuncuya çalan saçları parıldadı Nezaket’in. Şimdi, dedi Mezatçı. Şimdi bizim Nezaketin kilerde sıra.

24 Mayıs 2018

DUVAR | DİLEK İŞCEN AKIŞIK

Özenerek baktı yıldızlara. Çocukken de onları izlemek güzeldi. Bir yıldız olup gökyüzünde asılı kalabilmeyi hayal ederdi. Belki de bu acımasız yeryüzünde saklanmanın bu kadar zor olabileceğini ta o günlerde görmüştü.

21 Mayıs 2018

BİR KAHKAHA KAÇIYOR DUDAKLARIMDAN | ZEYNEP EŞİN

Yine yataktan sıçrayarak uyandım. Gözlerimi açtığımda günün aydınlandığını fark edemedim. Normalde böyle değilim, en azından bir süre öncesine kadar değildim.

20 Mayıs 2018

TARLABAŞI’NDA BİR DİLAN | JALE SANCAK

Vay lele’ler... Boğuk sesli bir kadının söylediği yakıcı bir uzun hava sokağa düşen... Dilan küf kokulu odada yalnız, ayna karşısında Dilan yabancı, pencerenin kıyısında mahzun, kapı önlerinde oturan Mardin kokulu kızlardan biri Dilan.

19 Mayıs 2018

MUTLU OLMAK İSTEYEN BİREYLER İÇİN | AYÇA IŞILDAR

Aahh! Harika, demek haberi almışlar, dedi Zeynep kendi kendine. Mahkemeden dul bir kadın olarak ayrılalı bir buçuk saat olmuştu.

18 Mayıs 2018

YABAN | AYÇA IŞILDAR

Ürkek ürkek çalılara, ağaç kovuklarına, kaya aralarına baktılar. Sapanları gerili parmaklarının ucunda yabanı arıyorlardı.

18 Mayıs 2018

ÜÇ VAKİT ÖNCE KARANFİL | IŞIL VURAL

Yüzüne çarpan soğuk rüzgarla yenilendi Diren. Yürüyen yerleri derman buldu.

17 Mayıs 2018

SON ÜÇ DAKİKA | ZEYNEP EŞİN

Beyninde yankılanan tıkırtı sesleriyle uyandı. Çapaktan birbirine yapışmış kirpiklerini yavaş yavaş açmaya çalıştı. Öylece karanlığa baktı bir süre, belli ki gün kendini geceye teslim etmişti,

17 Mayıs 2018

KOKU | DİLEK ŞENOL ORHON

Apartmanın girişinde elinde sepetiyle kokusuz bir Bekir Efendi görüyorum. Yüzüm ekşiyor duymadığım kokusuyla. Yabancılaşıyor. Bir şey eksik bu adamda. Apartman toplantılarına konu olan ekşimsi ter kokusu yok.

17 Mayıs 2018

GÜNEŞ ÜŞÜDÜ | IŞIL VURAL

Dışarısı soğuktu ,çok soğuk.Şubat soğuğu en acımasızıdır.Güneş ana hiç olmadığı kadar merhametsizdir bu ayda.O Şubat sabahı da, doğururken günü, çok sancı çekmişti güneş.Göğün en kırmızı en kanlı halini yırtıp doğmuştu .

16 Mayıs 2018

ÇÜRÜK BALIK KOKUSU | IŞIL VURAL

Kara kavruk, bedeni örselenmeye belki direnirdi.Ama akli ,ruhu aldatılmayı, itilmeyi kaldıramazdı ki

16 Mayıs 2018

UNUTULAN | OĞUZ ATAY

"Ben tavanarasındayım sevgilim!" diye bağırdı delikten aşağı doğru. "Eski kitaplar bugünlerde çok para ediyor. Bir bakmak istiyorum onara." Son sözlerimi duydu mu?

16 Mayıs 2018

DUVAR | ZEYNEP EŞİN

Belki bir nefes alırım diye atmıştı kendini tenha evlerin arasına sıkışmış upuzun sokaklara. Yürüdü sokak boyunca. Bir sokak lambasının gölgesine bir solukluk ilişi verdi.

16 Mayıs 2018