Bugünlerde bir devrim ve devrimin kahramanlarını gündemimizde. Sudan’da İslami rejim sonlandırıldı ve demokrasi süreci başladı. Bu süreci başlatan, 30 yıldır…
Her sabah sosyal medya hesaplarımı dolaşırken bir kez daha fark ediyorum: Aslında hepimiz şaşılacak derecede benziyoruz. Herkes farklılık peşinde ama…
Bern ve İstanbul… İki dünya güzeli şehir. Bu iki şehrin adıyla anılan iki uluslararası sözleşme… Biri yaban hayatı ve doğal…
Dünyanın kaybettiği buymuş meğer… Bir virüs geldi ve insanları bir nefese muhtaç etti. Virüs ile sarsılan beden nefes almakta zorlanıyor….
Zaman zaman tekrara düşen konuşmalarla başlar milattan sonraki başlangıçlar. “Merhabalar, iyi akşamları doğurur; iyi akşamlar, iyi geceleri…” Takvim yaprakları bir…
Yıllar önceydi, bir arkadaşım, kendini karanlık bir kuyuya kapatmıştı. Oraya indiği zamanlarda üzülür, yardım etmek içinkendime bahaneler bulur, illa ki…
Köprüler yolun devam etmesini sağlarlar bir yerden diğerine akışın aracısı olurlar ve nedense insanların da köprü olabileceğini belki de tek amaçlarının bir köprü olmak olduğunu aklımıza getirmeyiz.
Dar zamanlardayız ama geniş gönüller sürmek muradımız. O vakit, zamanda, mekan da açılır ve olduğumuz yer adeta esen rüzgarın saçlarımızı okşadığı, dalgalarla sarıp sarmalanmış yeşil ve ferah bir adaya dönüşür çünkü.
Türkçede ardı ardına gelen farklı anlamlara ama eş seslere sahip kelimeler bazen benliğimde öylece asılı kalır. Yaz hakkında yazmak gibi. Yaz’ı yazsak desem Yaz ve yazma eylemi peşisıra hem bir ikiz gibi benzer hem de farklı anlamlarla parlar.
İnsan çok olasılıklı bir varlık. Bazen bilinmez bir karanlık, bazen gürül gürül bir ırmak. İçimiz ne kadar geniş. Her şey sığıyor. Sevgi, öfke, aşk, özlem, huzur, kıskançlık, nefret, intikam, arzu…