Bir gün Gorlov her zamanki gibi yerleri süpürürken eski bir kutu buldu. Kutunun üstünde iki tuş ve bir de not…
Şehrin eski tarihi merkezinin ortasından geçen geniş ana caddeye dik bağlanan bir yokuşun üzerinde, semtten adını alan ilkokulun hemen karşısındaki…
‘’Odanın ortasındaki ayna yüzyıllardır orada duruyor gibiydi. Çerçevesi paslanmış, üzerine yazılar yazılmış, katman katman toz tutmuş haldeydi. Kız kirli aynada…
Sağ elimde beş parmak Sol elim de beş parmak Say bak, say bak… Okul bahçesini çocukların şen şakrak sesleri…
Vedat içeri girip kapıyı ardından çarpınca bu penceresiz, basık salonda zaman durdu. Kadehlere içki dağıtan adam testiyi indirdi, karılan kartlar…
Kendini boşluğa bırakan koca kanatlı kelebek. Seni döne döne düşen bir yaprak parçası sansınlar istedin değil mi? Olabildiğince yükseğe uçup,…
Gecikmiş bir kışın en soğuk gecelerinden birini yaşıyoruz. Dışarıda hırçın bir rüzgar bütün kış esmemiş olmanın hıncıyla olacak, ne bulsa…
Üretildiğim ilk günden beri bir eşim vardı. Her zaman, her yere beraber giderdik. Fabrikadan çıktığımız gün birbirimize bağlandık. Fabrikadaki makinelerde…
Yirmi sekiz yaşındaydı Temir Abi. Uzun boylu, esmer ve yakışıklıydı. Yan çatmacıydı. Çocukluğundan beri konfeksiyonda çalışıyordu. Aslında o, bu “çocukluğundan…
Kafede çalan fon müziği ruhu dinginleştiriyor, insan sandalyeye oturur oturmaz fısıltıyla konuşma sakinliğine erişiyordu. Onu beklerken birkaç kitap karıştırdı sonra da bir sütlü kahve söyledi kendine.